Nöropatik Ağrı

Nöropatik ağrı, vücut sinirlerinin, omuriliğin veya beynin bir kısmının hasarlanması, işlevinin bozulması veya uyarılabilme eşiğinin değişmesi ile ortaya çıkan bir ağrı sendromudur. Ağrı hasarlanan sinir sisteminin dağılım alanında ortaya çıkar. Normalde sinir sistemi hasarlandığında dağılım alanında duyu kaybı olur ve ağrı hissedilmez, aynen lokal anestezi uygulandığında olduğu gibi. Ancak nöropatik ağrı gelişen durumlarda tam tersi bir durum gelişir. Duyusu normal veya azalmış sinir dağılım alanında artmış ağrı duyusu ortaya çıkar.  Normalde ağrı, doku hasarı sonucu ağrı reseptörü denilen algılayıcı yapıların uyarılması sonucu oluşur. Ancak nöropatik ağrıda herhangi bir reseptör uyarımı yoktur. Sorun duyu sinirinin işlevinin bozulması ve reseptör uyarımı olmadığı halde ağrı duyusu oluşturması ve taşımasıdır. Nöropatik ağrı, acıma, yanma, batma, zonklama, iğnelenme, elektrik çarpması hissi gibi çok farklı şekillerde hissedilebilir.  

Nöropatik ağrı oluşumunun nedeni tam olarak bilinmemektedir. Nöropatik ağrı, sinir sistemi hasarından bağımsız veya hasarın şiddetiyle orantısız olarak ortaya çıkabilir, haftalar, aylar veya yıllar boyunca devam edebilir. En sık görülen nöropatik ağrı nedenleri arasında sinir sıkışmalarına bağlı tuzak nöropatiler, bel ve boyun fıtıklarına bağlı sinir kökü basıları, şeker hastalarında görülen diyabetik polinöropati, zona sonrası ortaya çıkan postherpetik nevralji (Ayrıca bakınız: “Zona Zoster Nevraljisi”), romatizmal hastalıklarda görülen sinir enfarktüsleri ve karmaşık bölgesel ağrı sendromu sayılabilir. 

Sinir sisteminde plastisite (yapı veya algı değiştirme) denen bir özellik vardır. Plastisite vücut sinirlerinde, omurilikte ve beyinde gelişebilir. Plastisite her zaman iyi yönde olmaz, bazen mevcut durumu daha da kötüleştirecek şekilde gelişebilir. Sinir hasarı sonrasında sürekli ağrılı uyarana maruz kalmak, ağrı algısında sapmalara neden olan plastisite geliştirebilir. Buna bağlı olarak hafif ağrılı uyaranlar çok ağrılı veya ağrılı olmayan uyaranlar ağrılı olarak algılanabilir (Örneğin dokunma duyusunun ağrı duyusu olarak algılanması).  

Nöropatik ağrı tanısının doğru konulması, doğru tedavi yapılmasında en önemli basamaktır.  Öncelikle ağrının yeri, şiddeti, sürekliliği, ağrıyı artıran ve azaltan faktörler ile yarattığı maluliyet belirlenmelidir. Tanıda ağrının nöroanatomik dağılımı önemli rol oynar. İstirahat halinde nöropatik ağrı ortaya çıkmayabileceğinden muayene sırasında ağrıyı tetikleyici manevralar yapılabilir. Ağrılı bölgede ödem, renk değişikliği, ısı değişikliği, terleme bozukluğu, deride incelme gibi ek değişiklikler varsa o bölgede otonom sinir sistemi de etkilenmiştir.

Nöropatik ağrı tanısını desteklemek için radyolojik incelemeler, kan tetkikleri ve sinirlerin durumunu değerlendirmek için özel tetkikler istenebilir. Sinirleri değerlendiren en önemli tetkik EMG (Elektromiyografi)’dir (Ayrıca bakınız: “EMG”). 

Nöropatik ağrının tedavisi oldukça zordur ve tedaviye dirençli ağrı sendromları arasındadır. Nöropatik ağrının tedavisinde bazı epilepsi ilaçları (Özellikle gabapentin, pregabalin ve karbamazepin), bazı antidepresanlar, lokal anestezikler, bazı yeşil reçeteli ağrı kesiciler kullanılabilir.  En uygun tedaviyi. Bulmak zordur ve seçeneklerin sırayla denenmesi gerekebilir. Nöropatik ağrı tedavisinde sıklıkla “deneme-yanılma yöntemi” uygulanır. Hangi ilaçla tedaviye başlanacağı hastanın yaşına, eşlik eden başka hastalığı olup olmadığına, kullandığı ilaçlarla etkileşim potansiyeline, nöropatik ağrının şiddeti, dağılım alanı ve süresine göre seçilir, klinik yanıta göre diğer seçeneğe geçilebilir veya ilaçların birlikte kullanımına karar verilebilir.

Bir Önceki Yazıya Dön